Tarihçe – 2

Çamköy Tarihi (1920 sonrası)

Merhum Emekli Öğretmen Mustafa ERCAN (Ö.T. 2018) ile 2007 yılında aldığımız bilgiler ile  Emekli Öğretmen Mehmet Emin ŞENGÜN’ün derlediği bilgiler ışığında köyümüzün yakın tarihine bakalım. 
Köyümüz Çamköy’ün tarihi kesin bilinmemekle birlikte, Yalnız Atalarımızın, (1920’li yıllardan aldığımız bilgilere göre) Çamköy 2 mahalle olarak anılmaktaydı: Yukarı Çay İçi ve Aşağı Çay İçi. Aşağı Çay İçi, zurnacılar mahallesi (ılgın) olarak bilinmekte iken, o zamana ait koru mezarlığındaki taşlardan anlaşılmaktadır. (Koru mezarlığı simdi tarladır.)


Gölhisar ve çevresine yerleşen Türkmen boyu ise Yıvalardır. Bu boy XVII.(17.) YY’dan sonra buralardan bilmediğimiz nedenlerden ötürü çekilmişlerdir.
Avşarlar ise Acıpayam ve Gölhisar arasına yerleşmişlerdir. Çamköy’ün çekirdek yapısını “Resul Avşarları” oluşturur. Bu yöredeki avşarlar özellikle Germiyanoğulları ile yaptıkları savaşlarla meşhurdur. Gölhisar’a ve Dirmil’e ait eski türkülerde Avşarlara olan hayranlık belirtilir. Bu türkülerde Avşar kavramı mertlik, adalet, dürüstlük ve kahramanlığın sembolüdür.


1850-1875 yılları arasında şimdiki bulunduğumuz Çamköy mevkiine taşınmışlardır. Taşınma nedenini de şu şekilde anlatırlar; Aşağı çay içinde yaşayan köylülerimiz hayvan besleyerek geçimini sağlamaktadır. Hayvanlar; aşağı çay içinin sineğinden bıktıkları ve çok rahatsız oldukları için, sürekli bu günkü Çamköy’ün bulunduğu yere kaçarlarmış. Bunun bu şekilde devam etmeyeceğini anlayan köylülerimiz kendi aralarında konuşup – anlaşarak bu gün yaşamakta olduğumuz yere göç etmişlerdir.

O zamandan kalma ve yakın tarihe kadar çam ağaçlarından yapılan evler bulunmaktaydı.


Köyümüz ilk insanları olarak Hacı İsmailler ve çok zaman Tefennili kazasında kadılık yapan (Hakimlik) Mustafa E. ve ataları Hacı İbrahimler bilinmektedir. Yıllar sonra köyde pek çok sülale bilinmektedir. Bunlardan bazıları: Ağacılar (Hacı Hamzalar), Molla Ömerler, Çerkezler, Recepler, Haytalar… gibi sülaleler çoğalmıştır. Arkasından Yörükler (Yılmazlar) Tavas’tan gelen Davazlılar da (Mehmet KILINÇ) bir sülale oluşturarak yerleşmiştir. Ve böylece köyümüz büyümeye başlamıştır. Daha pek çok gelenler yerleşerek köyümüzün bu günkü hali oluşmuştur.


Köyümüzün ilk ismi Şam Köy (Çamköy). Köyün adı 1935’de KAVUNCA olarak değiştirmiştir. Daha sonra 1950 yıllarında tekrar ÇAMKÖY olarak ismi değiştirilmiştir.


Köyümüzden, 1934-1935 yıllarında Mareşal Fevzi Çakmak  ve Kuvvet Komutanları geçmiştir. (Kendi çabaları ile Dalaman Çayından geçememişler ve köylülerin yardımı sayesinde çayı geçebilmişlerdir.) ve Fethiye yönüne gitmişler.

Köyümüz hiçbir zaman düşman işgalinde kalmamıştır.

BİR RİVAYETE GÖRE

Çakıcı Hasan Efe;

Çamköylü Çakıcı Hasan, Aydın efeleri ile birleşerek ekin biçme zamanı Avşar’a ve daha sonra Çamköy’e gelmiş, karakol Çakıcı Hasan Efe’nin Çamköy’de olduğunu duyunca evini çevirmiş ama Çakıcı ekinlerin arasına kaçmayı başarmış, cebindeki Bursa çakısını çıkarıp tabanca süsü vererek, gelmeyin vururum şeklinde konuşmuş, yakalayamamışlar ama jandarmanın biri 200 m uzaklıktan topuğundan vurmuş. Nasıl olduysa jandarmalardan kurtularak Denizli, Sarayköy’de almış soluğu. Burada tedavi olmuş, diğer efelerle birlikte Bostanköy çiftliğinin ağasının evine gelmişler. Ağa bu sırada oğlunu evlendirmekteymiş. Bir hafta yiyip içmişler, ağadan para istemişler ama ağa para vermeyi reddetmiş. Akşam olunca evin birinden tava ve yağ alarak ağanın evini basmışlar. Güveyi öldürmüşler yağı kızdırıp gelinin göbeğine dökmüşler, ırzına geçip kaçmışlar. Üç gün sonra tekrar basmışlar Bostanköy çiftliğini. Bir erkeç derisi miktarında sarı lira toplamışlar. Çamköy köprüsünün sol yanında Dalaman Çayı kenarında Akçaeniş’e gelerek kazıp parayı gömmüşler. 1920’lerde Denizli, Sarayköy’de; Fethiyeli, Erzurum Hasankaleli, Aydınlı ve Çakıcı Hasan Efe bir karara varmışlar. Gömdüğümüz paralar bize yeter, artık efeliği bırakalım şeklinde… Daha sonra Aydın karakoluna gidip teslim olmuşlar. Dört yıl hapis yattıktan sonra çıkmışlar. Rivayete göre vilayetten vilayete geldikleri için affedilmişler. Çakıcı Efe bir daha suç işlememek için tövbe ederek. Denizli’ye gelmiş. Öldürdüğü kişilerin ruhları için kitabı hatip indirmiş. Daha sonraları Çamköy’e yerleşmiş. Gömdükleri sarı liraları sel suyu alıp götürdüğü için harcamak kısmet olmamış.

Çakıcı Hasan Efe bir türlü baba olamamış. Efelik zamanından kalma 300 dönüm arazi ile geçinip Allah bana çocuk vermedi, bari camiye minare yaptırayım diyerek 1956’larda camiye minare yaptırmış. 1959’da da ölmüş. Mirasın dörtte birini eşi, dörtte üçünü de kardeşlerinin çocukları paylaşmışlar. Eşi Ümmühan bir evlatlık almış daha sonra. Kendine düşen arazileri ona hibe etmiş. Ümmühan da 1962’de ölmüş.


Köyümüzün şuan ki mezarlığının bulunduğu yerde (Rumi 1201, miladi 1786 takvimlerine göre) güzel bir camii vardı. Ramazan Bayramında dışarıdan köyümüze çalışmaya gelen yabancılarla birlikte bayram sabahı bu camii de evlerden getirilen mendiller(bayanların evde hazırladığı içinde tavuk, et, pilav, yufka ekmeği’nin yer aldığı) açılır, içinden ne çıkarsa hep beraber yenirdi. Bayram namazı çıkışı köye gelen misafirlerle birlikte önce bayramlaşma gerçekleştirilir, daha sonra mendiller açılıp hep birlikte yemekler yenilir. Bu adetimiz günümüzde de halen devam etmektedir.


Köyümüzün okul durumu çok eskidir. Arap harfleri ile devam ederken yeni harflerin kabulü ile okul, eğitim vermeye devam etmiştir. 1925-1926 köy imece usûlü okul yaptırmıştır. Köye gelen baş öğretmenler; Ali Rıza bey, Sırrı bey ve daha sonra Mustafa Özkan’la devam etmiş olup 1940 yılında eğitmen Ali Çetin, 1946 yılında Rıza Özalp, 1956 yılında Mustafa Ercan ile devam etmiştir. Çamköy İlkokulunda devamlı 5. sınıf yetiştirilmiştir. Hatta bazı velilerin çocuklarını okula göndermeyip tarlada çalıştırdıkları ve öğrenci azlığı nedeniyle okulun kapanma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığı söylenmektedir. Son yıllarda öğrenci yetersizliğinden dolayı ilk ve ortaokul kapanmıştır. Çocuklarımız eğitimlerini taşımalı olarak ilçede gerçekleştirmektedir.

Son yıllarda değişik şehirlerdeki köylülerimiz ve Avrupa’ya giden işçilerin gayretleriyle köyün ihtiyaçları ve etkinlikleri imece usulü giderilmektedir. 

Köyün alt yapısı 90’lı yıllarda tamamlanmış olup her türlü olanağa kavuşmuştur. Köy içi yolları asfalttır ancak eksiklikler vardır. 

1947 Yılında Çamköylüler

Kaynak: Mustafa ERCAN (Merhum Emekli Öğretmen)
Derleyen: Mehmet Emin ŞENGÜN (Emekli Öğretmen)